Kastamonu'da Bilinmeyen Sahabi: Kaysü’l-Hemedânî

KASTAMONU’DA BİLİNMEYEN SAHABİ: KAYSÜ’L-HEMEDÂNÎ

Sahabe-i Kirâm’dan ve Emevî Devleti’nin kurucusu olan Halife Muaviye (661-680), iktidara geldikten sonra Anadolu’nun fethi için hazırlık yapmış ve Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u alarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in kutlu müjdesine nâil olmayı hedeflemiştir.

Sahabeden çok sayıda kişi de bu müjdeye erişmek için Halife Muaviye’nin teşkil ettiği İslâm ordusuna katılmıştır. Bu büyüklerin başında Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Zübeyr ve Ebû Eyyûb el-Ensârî (Eyüp Sultan) hazretleri bulunuyordu.

Muaviye’nin Anadolu’ya gönderdiği İslâm orduları kışı Bizans topraklarında geçirdikten sonra baharda hücuma geçiyorlardı. 669 yılı sonlarında gerçekleştirilen İstanbul’un ilk kuşatma harekâtında Muaviye’nin oğlu Yezid ve diğer önde gelen komutanlar görev almıştır. Bu kuşatma ve sonrakiler sonuçsuz kalmış ve bu esnada pek çok sahabe de şehit düşmüştür. Bu şehitlerin başında Eyüp Sultan hazretleri gelir. Bu zatın kabri, büyük Türk hükümdarı Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul kuşatması esnasında hocası Akşemseddin tarafından İstanbul surları kenarında keşif yoluyla bulunmuş ve üzerine türbe yaptırılmıştır. Müslüman Türk insanı bu büyük zatı her zaman saygıyla ziyaret eder

Emeviler devrinde çok sayıda Anadolu akını gerçekleşmiştir. Bu esnada İslâm orduları, sadece İstanbul taraflarına değil, Ankara ve Kastamonu gibi yörelere de ulaşmış, buraları ele geçirmeye çalışmıştır.

İşte Sahabe-i Kiram’dan biri olduğu anlaşılan Kaysu’l-Hemedânî el-Asgar (Hemedânlı Küçük Kays) hazretleri de Anadolu seferleri esnasında Kastamonu taraflarına gerçekleştirilen akınlar esnasında Kastamonu kalesi eteklerinde şehit düşmüş ve oraya defnedilmiştir.

Kaysu’l-Hemedânî’nin şehadetinden sonra Arap orduları bölgeden çekilmişler ve uzun yıllar Kastamonu kalesi Bizans’ın elinde kalmıştır. Selçuklu Türkleri, 1071 Malazgirt Zaferi sonrası Anadolu’yu fethe başlamışlar ve komutanlardan Kara Tegin, 1080 yılı civarında Kastamonu’yu fethetmiştir. Ancak bu Türk komutanı şehit edilince Kastamonu yeniden Bizans’ın eline geçmiştir. Bundan sonra bu yöre Türklerle Bizanslılar arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

Nihayet Selçukluların büyük komutanlarından Beylerbeyi Hüsameddin Çoban’ın Kastamonu’yu kesin olarak Müslüman Türk yurdu yapmasıyla birlikte, kale çevresinde küçük bir garnizon olarak görülen Kastamonu da hızla büyümüş ve üzerinde camiler, medreseler, hamamlar yükselmiştir. Bu esnada Kaysu’l-Hemedânî hazretlerinin de kabrinin keşif yoluyla tespit edilerek burada bir türbenin inşa edilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bundan sonra bu zatın türbesinin olduğu yere cami ve çeşme de yapılmış ve çevresinde Hepkebirler (Kebkebirler) Mahallesi kurulmuştur.

Halk, sahabeden (veya tâbiînden) oldukları için Kaysu’l-Hemedânî ve arkadaşlarına saygısından dolayı, türbenin olduğu yere Hepkebirler yani “hepsi büyük zatlar” şeklinde isim vermiştir.

Günümüzde Hepkebirler Mahallesi, Kastamonu’nun güneyinde ve kalenin doğusundadır. Kaysu’l-Hemedânî’nin kabrinin bulunduğu cami ise kaleye sadece 300 metre mesafede, 793 metre rakımdadır. Cami, günümüzde ibadete açıktır. Caminin batı bitişiğinde bulunan türbede Kaysu’l-Hemedânî ve yakınları yatmaktadır. Bu türbenin hemen 40-50 metre yakınında ise Selçuklu dönemi komutanlarından olduğu anlaşılan bir zatın yattığı Karanlık Evliya Türbesi bulunmaktadır. Dolayısıyla burası Kastamonu’nun çok eski bir yerleşim yeridir. Kastamonu halkı, Hepkebirler Camii ve türbesi önünden geçerken, burada yatan zatlar için mutlaka Fatiha okur ve kendisine çeki düzen verir.

Kaysu’l-Hemedânî el-Asgar hakkında, ünlü hadis hâfızı, tarihçi ve kıraat âlimi olan Şemseddin Muhammed b. Ahmed b. Osmân ez-Zehebî et-Türkmânî (ö.1348) bilgi vermiştir. Kendisi Memlûk Türk devleti topraklarında Şam’da yaşamış bir Türk olan bu büyük âlim, Tecrîdü Esmâi’s-Sahabe isimli eserinde 8000 sahabeyi listelemiştir. Bunlar içinde Kaysu’l-Hemedânî el-Asgar da vardır. Kaysu’l-Hemedânî’nin Kastamonu’da metfun bulunduğunu ise Nakşibendî şeyhi Şerafeddin Efendi anlatır.

Kaysu’l-Hemedânî el-Asgar’ın ağabeyi olan Kaysu’l-Hemedânî el-Ekber (Hemedânlı Büyük Kays) de tanınmış sahabedendir. O, Peygamberimizin sevgili torunu Hz. Hasan’a hizmetlerinden dolayı büyük övgü almış bir zattı.

Bu vesileyle, yukarıda zikri geçen bütün büyük zatları rahmet ve minnetle anıyor, onlara layık nesiller olmayı ve yeni nesiller yetiştirmeyi Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

TÜRKAV Kastamonu şubesi olarak Kastamonu’da Atabey Gazi’yi anma programlarına ek olarak Kaysu’l-Hemedânî hazretlerini anma etkinliklerine de 2016 yılı Muharrem ayında başlamış olmanın verdiği sevinç ve sorumluluğu siz saygıdeğer Kastamonu halkıyla paylaşmaktan da ayrıca mutluluk duymaktayız. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun...

TÜRKAV Kastamonu Şubesi

 

Paylaş...

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter

98 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Instagram

Üye Girişi

Fotoğraf Albümü

  • Kategori: Anma Haftası 2017
  • Kategori: Anma Haftası 2016
  • Kategori: Anma Haftası 2015
  • Kategori: Anma Haftası 2014

          gulhan_37