"Nur, nârın işini bitirdi" Musa ÖZDAĞ

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Çankırı İl Başkanlığı her hafta Salı günü akşamları yapmış oldukları Sohbet Toplantısın da konuşmacı olarak Komşu İl Kastamonu’dan İlahiyatçı, Araştırmacı-Yazar Musa ÖZDAĞ Hocayı konuk ettiler. Musa ÖZDAĞ Hocayı dinlemek üzere Kastamonu TÜRKAV Başkanı Doç. Dr. Cevdet YAKUPOĞLU başta olmak üzere birçok Kastamonulu Çankırı TÜRKAV’ın misafiri oldular.

Musa ÖZDAĞ hocamızı dinlemek üzere aramızda bulunan değerli misafirler hepinize hoş geldiniz diyorum. Diyerek konuşmasına başlayan Çankırı TÜRKAV Başkanı İsa BÖLÜKBAŞI şöyle devam etti.

Bir mümin bir nehirden abdest alsa o nehir şereflenir, bir beldeye kâmil bir konuk gelse o belde şereflenir. Evet değerli arkadaşlar bu akşam Musa Hocamız aramızdalar, Sayın hocamızla beraber olunca ''Milliyetçilik İslam’a aykırı değildir’’ diyen Mehmet Feyzi Efendiden söz etmesek olmaz. Diğer bir sözünde Mehmet Feyzi Efendi şöyle demiştir. ‘’Bu millet milliyetçilikle dağıldı ve yine milliyetçilikle toparlanacaktır. Bildiğimiz gibi bu asır teknoloji asrıdır. Bir motor, bir makine sökülüp yeniden monte edilirken, en son sökülen parça en önce takılır.'' Demiştir. Söz Ulu kişilerden açılınca Çankırı’da yetişmiş Nakşibendî Şeyhlerinden Astarlızade Hilmi Efendiyi de şu sözleri ile analım istedik. ‘’Siz hiç endişe etmeyin “ Geçmişte, Türk Milleti İslam’ın bayraktarı idi ve gene öyle olacaktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Allah’ın izni ile bu millet gene dünyadaki şerefli yerini alacaktır. İncelir fakat kopmaz.” Diyerek Türk Milletinin tekrar İslam’ın kılıcı olacağını buyurmuşlardı.

Değerli arkadaşlar; Milli gurur sahibi ve hayatı boyunca bir Müslüman Türk olmanın şuuruyla hareket eden Mehmet Feyzi Efendi’nin hayatını kaleme alan Musa ÖZDAĞ Hocamız ise meseleyi şöyle yorumlamıştır. “Eline Kur-an’ın elmas kılıcını, gönlüne insanlık sevgisinin çelik kalkanını, altına da Türk Milliyetçilği Ülküsü’nün şahbaz atını alarak onları kuşatmış olan karanlık ve huzursuzluk canavarlarının üzerine saldırmıştır. ”İşte bu gün Mehmet Feyzi Efendi’den bahseden bir cemaat yoksa bu onun Müslüman Türklüğe olan mensubiyetini dile getirmesinden ve bizzat da yaşamasından dolayıdır. Bu gün Türk’ün adı camiler dahil her yerden silinmek isteniyorsa Mehmet Feyzi Efendiler, Seyit Ahmet Arvasiler, Yahya Kemaller, Ziya Gökalpler, Erol Güngörler, Cemil Meriçler yok diyedir diyor sözü sayın hocamıza bırakıyorum dedi.

Daha sonara Kur-a’ı Kerim okuyarak başladığı sohbetine Musa ÖZDAĞ Hoca şöyle devam etti.  

Değerli kardeşlerim kıymetli Çankırılılar hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Kastamonu’dan da arkadaşlarımla beraber yine sevgiler saygılar getirdik. İnşallah Ulularımızın Büyüklerimizin üzerimizde asarı vardır, rahmetlerinin himmetlerinin tozları vardır. Onları da sizin topraklarınıza aktardık, bu topraklara ayak basarak o topraklarla bu topraklar arasında olanın ötesinde özelleştirilmiş bir bağ kurmaya inşallah vesile oluruz. Allah’u tealanın lütfuyla, keremiyle. Tabiki burada sizlerin arzusu isteği önemlidir. Arzusuz isteksiz olunca insan kendi kendine perde olur.

Değerli kardeşlerim; Vatansızlar için hüküm yoktur Kur-an’da, yersiz ve yurtsuzlara hüküm yoktur kur-an’da; Çünkü toprak bizim kökümüzdür biz kullar onun ağacıyız. Toprak olmadan ağaç olurmu siz hiç gördünüz mü bitkilerin, ağaçların bir toprağa tutunmadan dallandığını, gölge oluşturduğunu meyve verdiğini nerde gördünüz Allahın kulları. Yeryüzü insanlığın vatanıdır. Bu yeryüzü içindeki bölgeler de kabilelerin, aşiretlerin, milletlerin vatanıdır. Bölünmüştür, miras taksimi gibi taksim olmuştur. Peygamberlerden bu tarafa bu yerler taksim olmuştur. Yüce Allah insanlara vereceği şeyleri maddeten ve manen taksim etmiştir.

Evet değerli Allahın kulları bizden önceki bir nesil var. Ateşten yaratılmıştı ama sonları parlak olmadı, yeryüzünü onlara tahsis etti Allah fakat onlar kana belediler, yeryüzünü perişan ettiler. O bildiğiniz dev yaratıklar var ya hani fosilleri falan çıkıyor ya Dev gibi Dinozorlar onlar insanlar zamanında yaşamadı. O dediğimiz nesillerin zamanında yaşadı. Yeryüzünü zulümle zulmetle doldurdular. Bunun üzerine yüce Allah onlardan önce yarattığı nurlu varlıkları narlı varlıkların üzerine gönderdi. E peki ne oldu sonunda Nur Narın işini bitirdi. Nurla Nar kapışırsa ne olur Narın mağlubiyeti kesindir ey Allahın kulları. Çünkü Nar Nuru yakamaz, yok edemez. Onurlu varlıklar Allah’ın azametini temsil eden Ululuğunu, adaletini, ilmini, iktidarını temsil eden o güzelim varlılar bunlarla savaşarak bunların işini bitirdiler. Kalanları da Allahın dilediği bir mekana hapsettiler, buraların dışına çıkmak size yasak dediler.

Değerli Allahın kulları; Din-diyanet, vatan-millet bizim müesseselerimizin ana konusudur. Biz bunu anamızdan öğrenircesine öğrendik. Atalarımızdan öğrendik.  Kitabımızdan öğrendik, Kur-an’ımızdan öğrendik. Biz bu esaslarla yoğrulduk. Allah’ı tanıyıp da, Peygamberi tanıyıp da, Kitabı tanıyıp da; vatanı tanımamak, Milleti tanımamak kadar anlamsız bir ifade yoktur, anlamsız bir inanç yoktur. Bizler bu vatanın içersinde ki o bizim tarlamızdır, geniş evimizdir, millet olarak evimizdir. O vatanın içersinde özel olan evlerimiz, bağ ve bahçelerimiz vardır. Bunların sınırları belirlenmiştir, hudut oluşmuştur ve hududa riayet ederiz. Bizler hudutsuzlardan değiliz, sınırsızlardan değiliz. Haddimizi biliriz, hududumuzu biliriz ve bir karış komşumuzun arazisine tecavüz etmeyiz.

Ey Allah’ın kulları kardeş dedik ya beraber yiyip içelim, her şey beraber olsun bu sınırları kaldıralım. Efendi bu Hızır ülkesinde olur. Biz Hızır ülkesinde yaşamıyoruz, biz Musa ülkesinde yaşıyoruz. Bir Peygamberin getirdiği düzenin erleriyiz, o düzene tabiyiz.

Hızır düzeninde sınır olmaz, senin benim yoktur. Ama o kayıp alemidir, o ayrı bir boyuttur. Bizim yaşadığımız boyut sorumluluk. Evet, sınırlıyız ve sorumluyuz. Şeriat budur, şeriat sınır ve sorumluluk belirler. Hudut belirler, Hududu Şer-iye, şeriatın hudutları. İster somut, ister soyut olsun her şeyin sınırları belirlenmiştir.

Ey Allah’ın kulları kardeşlik bizim soy itibarıyladır. Bizler aynı kökten geliyoruz Türk Atamızın evlatlarıyız. Bazıları İbrahim Aleyhisselam’a nispet ederek İsmail’in soyundan Beni Kantura olduğumuzu da söylerler artık bunlar tarihçilerin işi. Ama Nuh Aleyhisselam’ın üç oğlundan Yafesin oğlu Türk onun soyundan bizler gelmişiz. Bizler Atamız itibarıyla kardeşiz daha sonra Dinde bizi din yönüyle kardeş ilan etmiş. Müslüman’mısın müslüman’mı öyleyse Müslümanlar din yönüyle kardeştir. Ama ne konusun da din konusunda. Mal ve mülk konusunda değil.

Kardeşlerim din yönüyle bağlantılar gittikçe zayıflıyor. İnsanın olan biteni görmesi için uzağa bakmasına gerek yok. Gençleri ne hale getirdiler. Bu vatanın, milletin düşmanlarının, çeşitli kuruluşların gençlerimizi sapıtmak için, yoldan çıkartmak için uydurduğu diziler ve oyunlardır. Allah plan yaptığı gibi ibnisler’de plan yapar, şeytanlarında planı vardır, plansız yürümez işler. Eskisi gibi topla tüfekle gelmiyor düşman, kaba kuvvetle hodri meydan deyip çıkmıyor karşımıza; içimizden giriyorlar, heva ve heves kanalından giriş yapıyor. Bunlara dikkat edelim içimizde ki şeytanla, nefisle olan savaşımızda yenik düşmeyelim diyor sözlerimi burada noktalıyorum beni gecenin bu geç vaktine kadar dinlediğiniz için tekrar teşekkür eder hepinize hayırlı geceler diliyorum dedi.

Soru cevap şeklinde gecenin geç saatlerine kadar devam eden sohbetten sonra TÜRKAV Başkanı İsa Bölükbaşı katılımlarından dolayı İlahiyatçı, Araştırmacı-Yazar Musa ÖZDAĞ Hocaya bu güzel sohbetinden dolayı teşekkür ederek günün anısına Teşekkür Belgesi ile Çanakkale Şehitlerinin anısına yaptırdıkları ‘’Anadan Şehide Son Veda’’ tablosu takdim ettiler.

Kaynak: www.cankiriturkav.org


Paylaş...

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter

70 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Instagram

Üye Girişi

Fotoğraf Albümü

  • Kategori: Anma Haftası 2017
  • Kategori: Anma Haftası 2016
  • Kategori: Anma Haftası 2015
  • Kategori: Anma Haftası 2014

          gulhan_37